Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara ATO Congresium’da düzenlenen 2. İletişim Şurası programında gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında yapay zekâ teknolojileri, sosyal medya platformları, dezenformasyonla mücadele, dijital egemenlik ve 6 Şubat depremleri sürecinde yaşanan tartışmalar üzerinde duran Erdoğan, iletişim alanının artık millî güvenliğin temel unsurlarından biri hâline geldiğini söyledi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen şura, 28-29 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştiriliyor. İki günlük programın açılışı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla ATO Congresium’da yapıldı.
2. İletişim Şurası Ankara’da Başladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başlangıcında şuranın hazırlık sürecine katkıda bulunan kamu kurumlarına, üniversitelere, medya kuruluşlarına, sivil toplum temsilcilerine ve özel sektör paydaşlarına teşekkür etti.
İletişim alanında çalışan farklı kesimlerin şuranın hazırlık çalışmalarında aktif görev aldığını belirten Erdoğan, 16 ayrı çalışma grubunda 425 uzmanın güncel iletişim sorunları için çözüm önerileri geliştirdiğini ifade etti.
Şura kapsamında kamu diplomasisi, yapay zekâ, dezenformasyonla mücadele, afet ve kriz iletişimi, haber üretimi, iletişim hukuku ve dijital platformlar gibi çok sayıda başlığın ele alındığı bildirildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantı sonunda ortaya çıkacak raporların ve sonuç bildirgesinin Türkiye’nin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını beklediklerini söyledi.
Erdoğan’dan Yapay Zekâ ve Yeni Medya Açıklaması
Konuşmasının önemli bir bölümünü teknolojik gelişmelere ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, uydu, haberleşme ve dijital iletişim teknolojilerinde çok hızlı bir dönüşüm yaşandığına dikkat çekti.
Yeni medya araçlarının bilginin üretim ve yayılma hızını önemli ölçüde artırdığını belirten Erdoğan, yapay zekâ modellerinin hayatın hemen her alanına girdiğini söyledi.
Yapay zekânın sunduğu imkânlardan azami ölçüde yararlanılması gerektiğini ifade eden Erdoğan, bu teknolojilerin yalnızca bilgiye erişim biçimlerini değil, insanların düşünme, karar verme ve tepki gösterme yöntemlerini de etkilediğini dile getirdi.
Teknolojik gelişmelerin önemli fırsatlar sunduğunu ancak kültür, toplumsal değerler ve doğru bilgi açısından birtakım riskleri de beraberinde getirdiğini belirten Erdoğan, dijital dönüşümün bilinçli şekilde yönetilmesi gerektiğini söyledi.
“Olgu ile Algı Arasındaki Makas Açılıyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya platformlarında gerçek bilgi ile oluşturulan algı arasındaki farkın giderek büyüdüğünü ifade etti.
Dijital platformların kullandığı algoritmaların kullanıcıları belirli içerik ve düşünce kalıpları içerisinde tutabildiğini belirten Erdoğan, kitlelerin “algoritma faşizmi” olarak tanımladığı bir yapının içine sıkıştırılmaya çalışıldığını savundu.
Bu süreçte en fazla zarar gören kavramın hakikat olduğunu dile getiren Erdoğan, dijital iletişim ortamının doğru kullanılmadığında bilginin güç kaynağı olmaktan çıkıp manipülasyon aracına dönüşebileceğini söyledi.
Erdoğan, yeni iletişim teknolojilerinin ortaya çıkardığı risklere karşı bireylerin, kurumların ve devletlerin daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Dezenformasyon Millî Güvenlik Meselesi Olarak Değerlendiriliyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dezenformasyonla mücadeleyi yalnızca bir iletişim veya medya meselesi olarak görmediklerini söyledi.
Yanlış haberler, provokatif yayınlar ve algı operasyonlarının toplumda güven duygusuna zarar verebildiğini ifade eden Erdoğan, yanlış bilgilerin devlet kurumlarıyla vatandaşları karşı karşıya getirmek amacıyla kullanılabildiğini savundu.
Türkiye’nin Kovid-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat depremleri sırasında yoğun bir bilgi kirliliği ve iletişim saldırısıyla karşı karşıya kaldığını belirten Erdoğan, bu nedenle dezenformasyonla mücadeleyi millî güvenliğin bir parçası olarak değerlendirdiklerini bildirdi.
Erdoğan’dan 6 Şubat Depremleriyle İlgili Açıklama
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında 6 Şubat depremleri sırasında yapılan yardım çalışmaları ve kamuoyunda yürütülen tartışmalara da değindi.
Devletin tüm imkânlarıyla depremzedelerin yardımına koştuğunu belirten Erdoğan, aynı dönemde yanlış bilgi ve dezenformasyonla da mücadele etmek zorunda kaldıklarını söyledi.
Son haftalarda kamuoyuna yansıyan bilgi ve belgelerin, deprem sürecinde yaşanan tartışmaları yeniden gündeme getirdiğini ifade eden Erdoğan, deprem üzerinden siyasi veya ekonomik fırsatçılık yaptığı iddia edilen kişilerin yargı önünde hesap verdiğini söyledi. Bu ifadeler, devam eden soruşturma ve yargı süreçlerine ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın değerlendirmelerini yansıtıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hukukun gerektirdiği işlemlerin yapılacağını ve soruşturmaların sonucunun yargı tarafından belirleneceğini vurguladı.
“Hukuk Zemininde Gereken Yapılacak”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem sürecine ilişkin iddialarla ilgili açıklamasında hukuki sürece dikkat çekti.
Gerilim, korku ve kutuplaşmadan fayda sağlamaya çalışan çevrelere karşı mücadele edeceklerini belirten Erdoğan, ellerindeki iletişim imkânlarını devlete veya toplumsal huzura karşı araç hâline getirenlere fırsat verilmeyeceğini söyledi.
Erdoğan, sürecin hukuk çerçevesinde yürütüleceğini belirterek soruşturmaların hangi kişi veya kuruma ulaşırsa ulaşsın ilgili makamların gereken işlemleri yapacağını ifade etti.
Dijital Egemenlik Vurgusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasındaki en önemli başlıklardan biri de dijital egemenlik oldu.
Bir ülkenin askerî, ekonomik ve kurumsal açıdan güçlü olmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Erdoğan, doğru bilginin ve hakikatin korunamadığı bir ortamda huzurlu bir gelecek inşa etmenin zorlaşacağını söyledi.
Türkiye’nin dijital alandaki bağımsızlığını ve güvenliğini güçlendirmesi gerektiğini belirten Erdoğan, dijital egemenliğin devletin öncelikli meselelerinden biri olduğunu dile getirdi.
Bu kapsamda yerli ve millî iletişim altyapılarının geliştirilmesi, kişisel ve kurumsal verilerin korunması, dijital platformların denetlenmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğine işaret etti.
İletişim Politikalarında Yeni Dönem Mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İletişim Şurası’ndan çıkacak sonuçların Türkiye’nin gelecek dönem iletişim politikalarının şekillendirilmesinde etkili olacağını söyledi.
Yapay zekâ, dijital platformlar, kriz iletişimi, iletişim hukuku ve dezenformasyonla mücadele alanlarında hazırlanacak önerilerin kamu kurumları tarafından değerlendirileceğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası iletişim gücünü artırmayı hedeflediklerini ifade etti.
İki gün sürecek şuranın ikinci gününde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konferans Salonu’nda farklı disiplinlerden uzmanların katılacağı panel oturumları düzenlenecek. Programın ardından şuranın sonuç bildirgesinin kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.