13. Yargı Paketi için hazırlıklarda sona yaklaşıldı. Adalet Bakanlığı ve AK Parti tarafından üzerinde çalışılan düzenlemenin ekim ayında Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulması bekleniyor. Yaklaşık 25–30 maddeden oluşabileceği belirtilen pakette süresiz nafaka, boşanma davalarının hızlandırılması, kira ve tahliye davalarına süre hedefi getirilmesi, aile hukuku davalarının adli tatilde görülmesi ve sosyal medya hesaplarında kimlik doğrulaması gibi önemli başlıklar gündemde. Peki, 13. Yargı Paketi ne zaman çıkacak, süresiz nafaka kalkacak mı, boşanma davaları nasıl değişecek ve infaz düzenlemesi olacak mı? İşte 14 Ekim 2026 itibarıyla yeni yargı paketinde öne çıkan bütün gelişmeler.
Türkiye'de milyonlarca vatandaşı ilgilendiren yasal düzenlemeler arasında yer alan 13. Yargı Paketi için çalışmalar devam ediyor.
Adalet hizmetlerinin daha hızlı yürütülmesi, uzun süren davaların azaltılması ve bazı hukuki uyuşmazlıkların daha kısa sürede sonuçlandırılması yeni paketin temel hedefleri arasında bulunuyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, daha önce yaptığı açıklamalarda yargılamaların makul süre içerisinde tamamlanmasının önemine dikkat çekmişti.
14 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan haberlerde ise yeni paketin içeriğine ilişkin bazı ayrıntılar kamuoyuna yansıdı.
Özellikle nafaka sisteminin değiştirilmesi, boşanma davalarının mal paylaşımı süreçlerinden ayrılması ve kira uyuşmazlıklarında hedef sürelerin belirlenmesi dikkat çekiyor.
Bununla birlikte sosyal medya hesaplarında gerçek kimlikle doğrulama yapılmasına yönelik çalışmalar da gündemde.
Ancak bütün bu başlıkların henüz kanunlaşmış düzenlemeler olmadığı unutulmamalı.
Kesin hükümler, teklifin TBMM'ye sunulması ve yasama sürecinin tamamlanmasıyla ortaya çıkacak.
13. Yargı Paketi ne zaman Meclise gelecek?
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamalarına göre 13. Yargı Paketi'nin ekim ayında TBMM gündemine getirilmesi planlanıyor.
14 Ekim itibarıyla kamuoyuna yansıyan bilgilerde, hazırlıkların son aşamaya geldiği ifade ediliyor.
Ancak teklifin TBMM Başkanlığına sunulacağı kesin gün henüz açıklanmış değil.
Bu nedenle belirli bir tarihin kesinleştiğini söylemek mümkün değil.
Teklif Meclise sunulduğunda önce maddelerin ayrıntıları kamuoyuna açıklanacak.
Ardından ilgili komisyonlarda görüşmeler yapılacak ve Genel Kurul aşamasına geçilebilecek.
TBMM'de kabul edilen düzenlemeler, Cumhurbaşkanlığı sürecinin ardından Resmî Gazete'de yayımlanarak ilgili yürürlük hükümlerine göre uygulanacak.
13. Yargı Paketi'nde hangi maddeler olacak?
Yeni yargı paketine ilişkin haberlerde çok sayıda başlık öne çıkıyor.
Bunların önemli bir bölümü yargılama sürelerinin kısaltılması ve aile hukukuna ilişkin değişikliklerden oluşuyor.
Gündemdeki başlıca düzenleme alanları şöyle:
Kira tespit davalarının daha kısa sürede sonuçlandırılması.
Tahliye davaları için hedef süre belirlenmesi.
Aile hukuku davalarının adli tatilde de görülebilmesi.
Yargılamaların makul sürede tamamlanmasına yönelik önlemler.
Süresiz nafaka uygulamasında yeni kriterler.
Boşanma ile mal paylaşımı süreçlerinin ayrılması.
Bazı hukuki sürelerin yeniden değerlendirilmesi.
Sosyal medya hesaplarında kimlik doğrulaması.
Bu başlıklar, 14 Ekim itibarıyla basına yansıyan hazırlık ve taslak bilgilerinden oluşuyor.
Kanun teklifinin nihai halinde bazı maddelerin değiştirilmesi, çıkarılması veya yeni düzenlemelerin eklenmesi mümkün.
Süresiz nafaka kalkacak mı?
Yargı Paketi'nde en fazla merak edilen konuların başında nafaka düzenlemesi geliyor.
Özellikle boşanmanın ardından ödenen yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni kriterler üzerinde çalışıldığı belirtiliyor.
Mevcut sistemde yoksulluk nafakasının koşulları Türk Medeni Kanunu çerçevesinde değerlendiriliyor.
Mahkeme, nafaka talebinde bulunan kişinin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşüp düşmeyeceği, tarafların kusur durumu ve mali güçleri gibi unsurları dikkate alıyor.
Yeni hazırlıklarda ise nafakanın süresinin evlilik süresiyle ilişkilendirilmesi gündemde.
Ancak süresiz nafakanın kaldırıldığına ilişkin yürürlüğe girmiş yeni bir hüküm bulunmuyor.
Dolayısıyla bugün itibarıyla nafaka uygulamasının değiştiği söylenemez.
Nafaka süresi evlilik süresine göre mi belirlenecek?
Basına yansıyan taslak bilgilerde, nafaka süresinin evliliğin ne kadar devam ettiğine göre belirlenmesi üzerinde duruluyor.
Haberlerde öne çıkan örnek model şu şekilde:
| Evlilik süresi | Gündemdeki nafaka modeli |
|---|---|
| 10 yıla kadar evlilik | 5 yıl nafaka |
| 10 yıldan uzun evlilik | Evlilik süresinin yarısı kadar nafaka |
| Çalışamayacak durumda olan kişi | Özel koşullara göre farklı değerlendirme |
| Tarafların gelir durumunun farklı olması | Hâkimin takdir yetkisi |
Bu tablo mevcut hukuk kuralı değil, basına yansıyan taslak modeldir.
Örneğin altı ay veya bir yıl süren evliliklerde dahi beş yıllık nafaka süresinin öngörülebileceği yönünde bilgiler bulunuyor.
Daha uzun evliliklerde ise evlilik süresinin yarısının esas alınması tartışılıyor.
Ancak bu modelin nihai kanun teklifinde aynen yer alıp almayacağı henüz belli değil.
20 yıl evli kalan kişi kaç yıl nafaka alabilecek?
Basına yansıyan model üzerinden örnek verildiğinde, 20 yıl devam eden bir evlilikte nafaka süresinin 10 yıl olarak belirlenmesi gündeme gelebilir.
Benzer şekilde 12 yıl süren evlilik için altı yıllık nafaka süresi öngörülebilir.
Ancak bu hesaplamalar yalnızca tartışılan taslak modele dayanıyor.
Mevcut hukukta bütün nafaka kararlarının bu şekilde otomatik hesaplandığı bir sistem bulunmuyor.
Ayrıca tarafların gelir durumu, ihtiyaçları ve diğer hukuki koşulların nasıl değerlendirileceği de nihai düzenlemeyle netleşecek.
Çalışamayacak durumda olanlara süresiz nafaka devam edecek mi?
Yeni düzenlemeye ilişkin haberlerde, çalışamayacak durumda olan kişilerin özel olarak değerlendirilmesi üzerinde durulduğu belirtiliyor.
Özellikle sağlık durumu veya diğer ciddi nedenlerle gelir elde edemeyen kişiler açısından hâkime takdir yetkisi tanınabileceği ifade ediliyor.
Bu kapsamda bazı istisnai durumlarda süresiz nafaka uygulamasının devam edebilmesi ihtimali gündemde.
Ancak hangi koşulların istisna sayılacağı ve bunun nasıl uygulanacağı henüz kesinleşmedi.
Bu nedenle nafaka alan veya nafaka ödeyen kişilerin mevcut mahkeme kararlarının kendiliğinden değişeceğini varsaymaması gerekiyor.
Yeni nafaka düzenlemesi eski boşanmaları kapsayacak mı?
En önemli sorulardan biri de olası değişikliklerin geçmişte kesinleşmiş boşanma ve nafaka kararlarını etkileyip etkilemeyeceği.
14 Ekim itibarıyla bu konuda kesinleşmiş bir geçiş hükmü açıklanmış değil.
Yeni kanun teklifinin hazırlanması halinde geçmiş kararlar bakımından uygulanacak esasların ayrıca belirlenmesi gerekebilir.
Bu nedenle mevcut nafaka yükümlülüklerinin yeni düzenleme haberleri nedeniyle otomatik olarak sona erdiği düşünülmemeli.
Mahkeme kararları ve yürürlükteki hükümler geçerliliğini koruyor.
Boşanma davalarında yeni sistem nasıl olacak?
Yargı Paketi'nin dikkat çeken başlıklarından biri, uzun süren çekişmeli boşanma davalarının hızlandırılması.
Özellikle boşanma kararının mal paylaşımı gibi mali uyuşmazlıklar nedeniyle gecikmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Basına yansıyan hazırlıklarda, evlilik birliğinin sona ermesine ilişkin kararın daha erken verilebilmesi ve bazı mali uyuşmazlıkların ayrı süreçlerde ele alınması üzerinde duruluyor.
Böylece tarafların boşanma kararı için yıllarca beklemek zorunda kalmasının azaltılması amaçlanıyor.
Ancak boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımına ilişkin konuların hangi usulle ele alınacağı nihai teklif metninde açıklığa kavuşacak.
Boşanma ile mal paylaşımı davaları ayrılacak mı?
Yeni düzenlemeye ilişkin haberlerde mal paylaşımı süreçlerinin boşanma kararını geciktirmemesine yönelik bir model üzerinde çalışıldığı belirtiliyor.
Bu yaklaşımda öncelikle boşanmaya ilişkin hukuki sürecin tamamlanması, ardından mal paylaşımından kaynaklanan uyuşmazlıkların ayrıca sonuçlandırılması hedefleniyor.
Ancak mevcut hukukta mal rejiminin tasfiyesi ve boşanma davalarının ilişkisi zaten kendine özgü kurallara bağlı.
Bu nedenle gündemdeki önerinin mevcut sistemden hangi yönleriyle ayrılacağı, teklif maddeleri yayımlanmadan kesin biçimde değerlendirilemez.
Özellikle çocukların velayeti, tedbir nafakası ve korunma ihtiyaçları bakımından hangi güvencelerin getirileceği önem taşıyor.
Mal paylaşımında zamanaşımı süresi değişecek mi?
Basına yansıyan bilgiler arasında mal paylaşımından kaynaklanan taleplere ilişkin sürenin 10 yıldan beş yıla indirilmesi önerisi de bulunuyor.
Ancak bu başlık henüz yasalaşmış değil.
Üstelik hukuki sürelerin değiştirilmesi halinde başlangıç tarihi, geçmiş uyuşmazlıklara uygulanma şekli ve geçiş hükümleri önem taşıyacak.
Bu nedenle mevcut hak sahiplerinin yalnızca haberlerde geçen sürelerden hareketle işlem yapması doğru değil.
Hukuki hakların korunması için yürürlükteki mevzuat ve somut olayın özellikleri esas alınmalı.
Kira tespit davaları dokuz ayda bitecek mi?
Yargı Paketi kapsamında kira uyuşmazlıklarına yönelik düzenlemeler de gündemde.
Basına yansıyan hazırlıklara göre kira tespit davalarının dokuz ay içerisinde sonuçlandırılması hedefleniyor.
Kira tespit davaları, kira bedelinin hukuki koşullar çerçevesinde yeniden belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıkları kapsıyor.
Özellikle kira artışları nedeniyle ev sahipleri ve kiracılar arasında yaşanan anlaşmazlıklar, son yıllarda mahkemelerin gündeminde önemli yer tutuyor.
Yeni hazırlıklarla bu davaların daha kısa sürede karara bağlanması amaçlanıyor.
Ancak dokuz aylık sürenin bağlayıcı bir üst sınır mı yoksa yargısal hedef süre mi olacağı henüz netleşmedi.
Tahliye davaları en fazla 1,5 yıl mı sürecek?
Kira davalarının yanı sıra tahliye uyuşmazlıkları için de yeni süre hedefleri gündemde.
14 Ekim tarihli haberlerde tahliye davalarının bir buçuk yıl içerisinde tamamlanmasının amaçlandığı belirtiliyor.
Bu yaklaşım, ev sahibi ile kiracı arasındaki hukuki uyuşmazlıkların uzun süre devam etmesini önlemeye yönelik.
Ancak her tahliye davasının aynı koşullara sahip olmadığı unutulmamalı.
Davanın dayanağı, deliller, usul işlemleri ve kanun yolları gibi faktörler yargılama süresini etkileyebiliyor.
Bu nedenle yeni düzenlemenin mahkemeler açısından nasıl bir süre mekanizması getireceği teklif metninin açıklanmasıyla netleşecek.
Aile hukuku davaları adli tatilde görülebilecek mi?
Yargı paketinin gündemindeki başlıklardan biri de aile hukukuna ilişkin davaların adli tatilde görülmesi.
Adli tatil döneminde bazı dava ve işlerin görülmesine ilişkin mevcut istisnalar bulunuyor.
Yeni hazırlıklarda aile hukuku davalarının daha geniş kapsamda adli tatil döneminde de yürütülmesine imkân tanınması tartışılıyor.
Böylece özellikle boşanma ve aile hukukundan kaynaklanan bazı uyuşmazlıkların tatil dönemleri nedeniyle uzamasının azaltılması hedefleniyor.
Ancak hangi dava türlerinin kapsama alınacağı ve uygulamanın ayrıntıları henüz kesinleşmedi.
Mahkemelerde yargılama süreleri kısalacak mı?
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamalarında en net biçimde vurguladığı konulardan biri, davaların makul sürede sonuçlandırılması.
Bakanlık, vatandaşların uzun süren yargılamalar nedeniyle yaşadığı mağduriyetlerin azaltılmasını hedefliyor.
Bu kapsamda dosyaların hedef süreler içerisinde karara bağlanması ve yargı hizmetlerinin daha etkin yürütülmesi üzerinde duruluyor.
Ancak yargılamaların hızlandırılması yalnızca sürelerin kısaltılmasıyla sınırlı değil.
Tarafların savunma hakları, delillerin değerlendirilmesi ve kararların hukuka uygunluğu da korunması gereken temel unsurlar arasında.
Bakan Gürlek de açıklamalarında hızlı karar verilmesinin yanında adaletli karar verilmesinin önemini vurgulamıştı.
Hâkimlere davaları bitirmek için kesin süre mi verilecek?
Basına yansıyan haberlerde bazı davalar için hedef sürelerin daha belirgin hale getirilmesi planından söz ediliyor.
Ancak hâkimlerin her dava türünü belirli bir tarihte mutlaka sonuçlandırmak zorunda kalacağına ilişkin nihai bir hüküm açıklanmış değil.
Yargılamaların süresi; dosyanın kapsamı, deliller ve tarafların usul hakları gibi birçok unsurdan etkileniyor.
Bu nedenle yeni sistemin hedef süre uygulamasıyla mı, usul değişiklikleriyle mi yoksa farklı mekanizmalarla mı işleyeceği henüz belli değil.
Sosyal medya hesaplarına e-Devlet doğrulaması gelecek mi?
Yargı Paketi'nin gündemdeki dikkat çekici başlıklarından biri sosyal medya hesaplarında kimlik doğrulaması.
Basına yansıyan hazırlıklarda sosyal medya hesaplarının gerçek kullanıcılarla ilişkilendirilmesine yönelik bir doğrulama sistemi üzerinde çalışıldığı belirtiliyor.
Bu kapsamda e-Devlet üzerinden doğrulama ve dijital anahtar modeli gibi seçeneklerden söz ediliyor.
Düzenlemenin amaçları arasında sosyal medya üzerinden işlenen bazı suçların önlenmesi ve hesapların kötüye kullanılmasının azaltılması bulunuyor.
Ancak bu sistemin bütün kullanıcılar için nasıl uygulanacağı henüz kesinleşmiş değil.
Instagram, TikTok ve X kullanıcılarını neler bekliyor?
Yeni düzenlemenin kanunlaşması halinde sosyal medya platformlarında hesap doğrulama süreçlerinin değişmesi mümkün.
Özellikle kullanıcıların yaş veya kimlik bilgilerinin doğrulanmasına yönelik yeni yükümlülükler gündeme gelebilir.
Ancak platformların hangi bilgileri alacağı, doğrulama işleminin nasıl yapılacağı ve mevcut hesapların hangi takvime tabi tutulacağı konusunda nihai maddeler açıklanmadı.
Bu nedenle bütün sosyal medya kullanıcılarının belirli bir tarihte e-Devlet üzerinden kimlik doğrulaması yapmasının kesinleştiği söylenemez.
Ayrıca çocukların yaş doğrulamasına yönelik düzenlemeler ile 13. Yargı Paketi'nde tartışılan genel kimlik doğrulama önerileri birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Sosyal medya kimlik doğrulaması neden tartışılıyor?
Sosyal medya üzerinden işlenen dolandırıcılık, yasa dışı bahis reklamları, tehdit ve benzeri suçlar, dijital platformların denetimine ilişkin tartışmaları artırıyor.
Kimlik doğrulama sistemini savunan görüşlere göre hesapların gerçek kişilerle ilişkilendirilmesi, suç işleyen kişilerin tespitini kolaylaştırabilir.
Buna karşılık dijital haklar ve kişisel verilerin korunması açısından farklı değerlendirmeler de bulunuyor.
Özellikle kullanıcıların kimlik bilgilerinin hangi kurumlar tarafından işleneceği, verilerin nasıl korunacağı ve anonim ifade özgürlüğünün nasıl etkileneceği önemli sorular arasında.
Bu nedenle olası düzenlemenin yalnızca güvenlik boyutu değil, temel haklar üzerindeki etkileri de tartışılıyor.
13. Yargı Paketi'nde genel af var mı?
Yeni yargı paketi hakkında en fazla araştırılan konulardan biri genel af.
Ancak 14 Ekim 2026 itibarıyla 13. Yargı Paketi kapsamında genel af çıkarılacağına ilişkin kesinleşmiş bir düzenleme bulunmuyor.
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in önceki açıklamalarında infaz mevzuatına ilişkin çalışmaların genel veya kısmi af amacı taşımadığı belirtilmişti.
Bu nedenle sosyal medyada yayılan af iddialarının resmî bir düzenleme gibi değerlendirilmemesi gerekiyor.
Genel af, infaz değişikliği ve denetimli serbestlik birbirinden farklı hukuki kavramlar.
Birinin gündemde olması diğerinin de mutlaka uygulanacağı anlamına gelmiyor.
İnfaz düzenlemesi 13. Yargı Paketi'nde olacak mı?
Basına yansıyan son değerlendirmelerde infaz düzenlemesinin bu pakette yer almasının beklenmediği ifade ediliyor.
Ancak infaz sistemine yönelik çalışmaların ayrı bir başlık altında ele alınabileceğine ilişkin açıklamalar bulunuyor.
Bu nedenle cezaevlerindeki hükümlüler açısından erken tahliye veya infaz indirimi getirileceği sonucuna varmak doğru değil.
Yargı Paketi'nin nihai teklif metni yayımlanmadan infaz düzenlemesinin kapsamı hakkında kesin bir değerlendirme yapılamaz.
Denetimli serbestlik süresi değişecek mi?
Denetimli serbestlik, infaz hukukuna ilişkin ayrı bir konu.
Yargı Paketi'nde denetimli serbestlik sürelerinin artırılacağına veya belirli hükümlü gruplarının otomatik olarak tahliye edileceğine ilişkin kesinleşmiş bir madde açıklanmış değil.
Bu nedenle sosyal medya paylaşımlarında yer alan belirli tahliye tarihleri veya kapsam listelerine ihtiyatla yaklaşılması gerekiyor.
Hükümlülerin infaz durumları, yürürlükteki mevzuat ve bireysel dosya koşullarına göre değerlendiriliyor.
13. Yargı Paketi kimleri ilgilendiriyor?
Yeni düzenleme henüz yasalaşmamış olsa da gündemdeki başlıklar toplumun farklı kesimlerini yakından ilgilendiriyor.
Özellikle boşanma sürecindeki eşler, nafaka alan veya ödeyen kişiler, ev sahipleri, kiracılar ve sosyal medya kullanıcıları olası değişiklikleri takip ediyor.
| İlgili kesim | Gündemdeki değişiklik |
|---|---|
| Boşanma sürecindeki kişiler | Davaların hızlandırılması |
| Nafaka alan ve ödeyen kişiler | Nafaka süresinde yeni kriterler |
| Ev sahipleri | Kira ve tahliye davalarında süre hedefleri |
| Kiracılar | Kira uyuşmazlıklarının daha hızlı sonuçlandırılması |
| Sosyal medya kullanıcıları | Kimlik doğrulama modeli |
| Aile hukuku davalarının tarafları | Adli tatilde yargılama imkânının genişletilmesi |
| Mahkemelerde davası bulunanlar | Makul sürede yargılama önlemleri |
Tablodaki başlıklar yürürlüğe girmiş yeni hak veya yükümlülükler değil, hazırlık aşamasındaki düzenleme alanlarıdır.
13. Yargı Paketi ne zaman yürürlüğe girecek?
Kanun teklifinin Meclise sunulması, düzenlemenin hemen yürürlüğe gireceği anlamına gelmiyor.
Öncelikle teklifin TBMM'deki yasama sürecini tamamlaması gerekiyor.
Ardından kabul edilen kanunun yayımlanması ve ilgili yürürlük hükümlerinin uygulanması söz konusu olacak.
Bazı maddeler yayımlandığı tarihte yürürlüğe girebilirken bazıları için ileri bir tarih belirlenebilir.
Ancak 13. Yargı Paketi'nin yürürlük tarihi henüz açıklanmış değil.
13. Yargı Paketi hakkında sık sorulan sorular
13. Yargı Paketi çıktı mı?
14 Ekim 2026 itibarıyla paketin hazırlıklarının sürdüğü ve Meclise sunulmasının beklendiği belirtiliyor. Düzenleme henüz yasalaşmış değil.
13. Yargı Paketi ne zaman çıkacak?
Ekim ayı işaret ediliyor. Ancak teklifin sunulacağı ve kanunlaşacağı kesin tarihler açıklanmadı.
13. Yargı Paketi kaç maddeden oluşacak?
Basına yansıyan bilgilere göre yaklaşık 25–30 maddeden oluşması bekleniyor. Nihai sayı kesinleşmiş değil.
Süresiz nafaka kalkacak mı?
Nafaka süresinin evlilik süresine göre belirlenmesine yönelik öneriler gündemde. Ancak mevcut uygulama henüz değişmedi.
10 yıl evli kalan kaç yıl nafaka alacak?
Basına yansıyan taslak modelde 10 yıla kadar evlilikler için beş yıllık süre öngörülüyor. Bu henüz yürürlükteki hukuk kuralı değil.
Boşanma davaları hızlanacak mı?
Yeni paketin temel hedeflerinden biri uzun süren yargılamaların azaltılması. Ancak uygulanacak yöntemler henüz kesinleşmedi.
Kira davaları dokuz ayda mı bitecek?
Kira tespit davaları için dokuz aylık hedef süre gündemde. Bunun hukuki niteliği nihai teklif metniyle netleşecek.
Tahliye davaları 1,5 yılda mı sonuçlanacak?
Basına yansıyan hazırlıklarda bir buçuk yıllık süre hedefinden söz ediliyor. Henüz yürürlüğe girmiş bir kural bulunmuyor.
Sosyal medyaya e-Devlet ile giriş zorunlu olacak mı?
Kimlik doğrulama modeli üzerinde çalışıldığı belirtiliyor. Ancak bütün kullanıcılar için kesinleşmiş bir uygulama takvimi açıklanmadı.
13. Yargı Paketi'nde genel af var mı?
Genel af getirileceğine ilişkin kesinleşmiş bir düzenleme bulunmuyor.
İnfaz düzenlemesi gelecek mi?
Son haberlerde infaz düzenlemesinin bu pakette yer almasının beklenmediği belirtiliyor. Kesin kapsam teklif metniyle ortaya çıkacak.
Denetimli serbestlik süresi uzayacak mı?
Bu konuda 13. Yargı Paketi kapsamında kesinleşmiş bir hüküm açıklanmış değil.
Gözler 13. Yargı Paketi'nin Meclise sunulacağı tarihte
Yargı Paketi, ekim ayının en önemli hukuki düzenleme başlıklarından biri olmaya devam ediyor.
Özellikle süresiz nafaka, boşanma davalarının hızlandırılması, kira ve tahliye uyuşmazlıklarının daha kısa sürede çözülmesi ile sosyal medya hesaplarında kimlik doğrulaması gibi konular dikkat çekiyor.
Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda yargılamaların makul süre içerisinde tamamlanması hedefi öne çıkarken diğer başlıklara ilişkin ayrıntılar büyük ölçüde hazırlık ve taslak bilgilerinden oluşuyor.
Bu nedenle vatandaşların henüz kabul edilmemiş önerileri yürürlükteki kanun hükümleriyle karıştırmaması gerekiyor.
Nihai düzenlemelerin kapsamı, kanun teklifinin TBMM'ye sunulmasıyla daha açık hale gelecek.
13. Yargı Paketi, nafaka düzenlemesi, boşanma davaları, infaz değişiklikleri ve Meclis gündemindeki yeni kanun tekliflerine ilişkin gelişmeleri DevletHane.com üzerinden takip edebilirsiniz.